Daha fazla bilgi için KVKK bilgilendirmemizi, çerez kullanım ve gizlilik koşullarını inceleyebilirsiniz.
Oturum yönetimi, güvenlik ve temel site işlevleri için gereklidir. Bu çerezler olmadan site düzgün çalışmaz ve devre dışı bırakılamaz.
Ziyaretçilerin siteyi nasıl kullandığını anonim olarak ölçeriz. Hangi sayfaların popüler olduğunu ve kullanıcıların nerede zorluk yaşadığını anlamamıza yardımcı olur.
Size ve ilgi alanlarınıza uygun reklamlar göstermek için kullanılır. Kapatırsanız reklamları görmeye devam edersiniz, ancak daha az alakalı olabilirler.
İstanbul – Amsterdam uçuşu ile başlayan bu özel turda, Türk Hava Yolları konforuyla Amsterdam şehir turu yapıyor; kanallar, müzeler, Damrak, Kraliyet Sarayı ve Oude Kerk gibi ikonik noktaları keşfediyorsunuz. Avrupa’nın en kozmopolit şehirlerinden birinde keyifli bir başlangıç sizi bekliyor.
Marken & Volendam’da Hollanda’nın geleneksel yaşamını yakından tanıyor, peynir tadımı sonrası Brüksel’e geçiyorsunuz. Kraliyet Sarayı ve Grand Place ile devam eden rota, Brugge’ün UNESCO korumalı Orta Çağ atmosferi ve romantik kanallarıyla Paris’e uzanıyor. Champs Elysees’de alışveriş keyfi sizi bekliyor.
Paris’te Montmartre, Seine Nehri tekne turu ve Eiffel Kulesi ile unutulmaz anlar yaşarken; Metz, Lüksemburg, Strasbourg, Colmar, Freiburg, Luzern ve Basel ile Avrupa’nın kalbini keşfediyorsunuz. Bu eşsiz Avrupa turu için yerinizi ş
İstanbul – Amsterdam yolculuğumuz, İstanbul Havalimanı dış hatlar gidiş terminalinde uçuştan üç saat önce yapılacak bilet ve bagaj işlemleri ile başlıyor. Türk Hava Yolları’nın tarifeli seferi ile yaklaşık 3 saat 40 dakika sürecek konforlu bir uçuşun ardından Amsterdam’a varıyoruz.
Varışımızla birlikte Amsterdam şehir turu başlıyor. Tarihi ve kültürel zenginlikleri, ünlü kanalları, müzeleri ve canlı atmosferi ile Avrupa’nın en kozmopolit şehirleri arasında yer alan Amsterdam; özgürlükçü yaşam tarzı, yıl boyunca düzenlenen festival ve konserler ile ziyaretçilerini kendine hayran bırakıyor.
Turumuz sırasında şehrin en popüler noktalarından Damrak, Hollanda kraliyet ailesinin resmi ikametgâhlarından biri olan Kraliyet Sarayı ve Amsterdam’daki en eski kilise olan Oude Kerk (Eski Kilise) görülecek yerler arasında. Keyifli geçen günün ardından otelimize transfer ve serbest zaman ile programımızı tamamlıyoruz.
Amsterdam - Marken - Volendam - Brüksel turumuz, sabah kahvaltısının ardından otelimizden ayrılmamızla başlıyor. Amsterdam’a yaklaşık 1 saat mesafede bulunan Marken ve Volendam gezimizde, Hollanda’nın geleneksel yaşam tarzını en yakından tanıyacak; doğal güzellikleri ve rengarenk evleri ile ünlü bu iki balıkçı kasabasının büyüleyici atmosferini keşfedeceksiniz.
Marken Köyü, eskiden balıkçılık ile geçinirken, günümüzde el sanatları ve geleneksel kıyafetler ile öne çıkan turistik bir merkez haline gelmiştir. Su baskınlarını önlemek amacıyla kazıklar üzerine inşa edilen evler hâlen koruma altındadır. Ardından Volendam’a geçerek yol üzerinde peynir üreticilerini ve peynir tadım atölyelerini ziyaret edecek, peynir üretimi hakkında bilgi alacaksınız. Alışveriş ve serbest zaman sonrası, Picasso ve Renoir gibi ünlü sanatçıların da bulunduğu bu kasabada tarihi balıkçı evleri, müzeler ve el sanatları atölyelerini görebilecek, geleneksel yemekler ile ünlü Volendam’da öğle yemeği için zaman bulacaksınız.
Gezimizin ardından yaklaşık 3 saat sürecek yolculuk ile Brüksel’e ulaşıyoruz. Avrupa Birliği’nin başkenti olan Brüksel, uluslararası diplomasinin merkezlerinden biri olarak öne çıkmaktadır. Brüksel şehir turumuz sırasında Kraliyet Sarayı, Grand Palace (Şehir Meydanı), St. Michael ve Borsa Binası görülecek önemli noktalar arasında yer alıyor. Tur bitiminde serbest zamanın ardından otelimize transfer ve konaklama ile günümüzü tamamlıyoruz.
Brüksel – Brugge – Paris turumuz, sabah kahvaltısının ardından otel çıkış işlemleri ile başlıyor. Yaklaşık 1 saatlik yolculuk sonrası Kuzeyin Venedik’i Brugge’e varıyoruz. UNESCO Dünya Mirası listesindeki şehir; Orta Çağ mimarisi, dar sokakları, kanalları ve rengarenk tarihi binaları ile sizi zamanda yolculuğa çıkarıyor. Romantik atmosferi ve yeşil parkları ile Brugge unutulmaz bir deneyim sunuyor.
Yürüyüş turumuzda Grote Markt, Gotik Belediye Binası, Belfort Çan Kulesi, Kutsal Kan Bazilikası ve Minnewater (Aşk Gölü) görülecek başlıca noktalar arasında yer alıyor. Serbest zamanda şirin kafelerde vakit geçirebilir, lokal restoranlarda öğle yemeğinin keyfini çıkarabilirsiniz.
Brugge gezimizin ardından Paris’e doğru yola çıkıyoruz. Dünyanın en önemli metropollerinden Paris, neoklasik mimarisi, Haussmann binaları ve açık hava müzesini andıran dokusuyla büyülüyor. Paris şehir turumuzun ilk durağı Champs Elysees. Yemek ve alışveriş için serbest zamanın ardından otelimize transfer ve konaklama ile günümüzü tamamlıyoruz.
Paris turumuza sabah kahvaltısının ardından otelimizden ayrılış ile başlıyoruz. İlk durağımız, şehrin en sanatsal ve bohem bölgesi Montmartre (Ressamlar Tepesi). Yol üzerinde Pigalle bölgesini ve dünyaca ünlü Moulin Rouge’u panoramik olarak görüyoruz. Füniküler ile çıkacağımız Ressamlar Tepesi’nde, Paris’in simgelerinden Sacre Coure Bazilikası sizi büyüleyecek.
Montmartre, Vincent Van Gogh, Pablo Picasso, Salvador Dali ve Emile Zola gibi ünlü sanatçılara ev sahipliği yapmış, sanat galerileri ve bohem sokakları ile ünlüdür. Bu eşsiz bölgede serbest zamanınız olacak ve öğle yemeği için keyifli bir mola verebileceksiniz. Ardından, modern sanat ve entelektüel yaşamın merkezi Montparnasse bölgesini görüyoruz.
Seine Nehri tekne turu ile Paris’in ikonik yapılarını keşfediyoruz. Tur sırasında Eiffel Kulesi, Notre Dame Katedrali, Louvre Müzesi, Alexandre III Köprüsü, Orsay Müzesi ve Institut de France panoramik olarak görülecek. Günün sonunda Eiffel Kulesi 2. kata çıkarak Paris manzarasını kuşbakışı izliyor, ardından otelimize dönüş ile günü tamamlıyoruz.
Paris – Metz – Lüksemburg turumuzda, sabah kahvaltısının ardından erken saatlerde otelimizden ayrılıyoruz. Yaklaşık 3,5 saatlik yolculuk sonrası, Fransa’nın en eski şehirlerinden Metz’e ulaşıyoruz. Fransa ve Almanya kültürlerinin izlerini taşıyan şehir; tarihi atmosferi, yeşil doğası ve Moselle ile Seille Nehirleri sayesinde ziyaretçilerini büyülüyor.
Metz şehir turu sırasında; Almanlar Kapısı, UNESCO Dünya Mirası listesindeki Saint-Etienne Katedrali, Place d’Armes Meydanı, Metz Kapalı Pazarı ile opera ve tiyatro binasını görüyoruz. Bu keyifli gezinin ardından Lüksemburg’a doğru yola çıkıyoruz ve yaklaşık 1 saatlik yolculuk sonrası şehir turumuza başlıyoruz.
Avrupa’nın kalbinde Lüksemburg, ekonomik gücü, tarihi dokusu ve doğal güzellikleri ile dikkat çekiyor. UNESCO Dünya Mirası listesindeki Casemates du Bock, Place Guillaume ve Chemin de la Corniche turumuzun öne çıkan noktaları arasında. Eski şehirde vereceğimiz serbest zamanda akşam yemeği için vakit bulabilir, ardından otelimize dönüş ve dinlenme ile günü tamamlayabilirsiniz.
Lüksemburg – Strasbourg – Colmar – Alsace rotasında, sabah kahvaltısının ardından erken saatlerde otelimizden ayrılarak Strasbourg’a doğru yola çıkıyoruz. Tarihi boyunca Almanya ve Fransa arasında el değiştiren Strasbourg, I. Dünya Savaşı sonrası Versailles Antlaşması ile Fransa’ya katılmıştır. Günümüzde Avrupa Parlamentosu, Avrupa Konseyi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi gibi önemli kurumlara ev sahipliği yapan şehir, Avrupa barışının simgesi olarak anılmaktadır.
Strasbourg şehir turu sırasında; kanallar ve su yolları ile çevrili şehirde, İll Nehri üzerinde kurulu yapıları ve bir dönem dünyanın en büyükleri arasında yer alan Notre Dame Katedrali’ni göreceğiz. UNESCO Dünya Mirası Listesinde bulunan tarihi merkez Le Petite France (Küçük Fransa), pitoresk Orta Çağ dokusuyla turumuzun en etkileyici duraklarından biri olacak.
Strasbourg gezisinin ardından, Alsace Bölgesinin incisi Colmar’a geçiyoruz. Tarihi dokuyu en canlı haliyle yansıtan şehirde; yarı ahşap evler, çiçekli balkonlar ve su kanalları ile ünlü Le Petit Venice (Küçük Venedik) sizi büyüleyecek. Akşam saatlerinde otelimize dönüş, konaklama ve dinlenme için serbest zaman.
Freiburg – Luzern – Basel – Alsace rotasında, sabah kahvaltısının ardından otelimizden ayrılarak Freiburg’a geçiyoruz. Kara Orman’ın bitişiğinde yer alan bu Alman kenti, merkezini süsleyen Bachle adı verilen minyatür su kanalları ile ünlüdür. 13. yüzyılda yangınları önlemek amacıyla yapılan bu kanallar ve gotik Freiburg Minster Katedrali, şehrin en dikkat çekici tarihi yapıları arasında yer alır.
Freiburg gezisinin ardından Luzern’e doğru yola çıkıyoruz. Dört Kanton Gölü kıyısında, dağ manzaraları arasında yer alan şehir; yarı ahşap evleri, dar sokakları ve çiçekli balkonları ile romantik bir atmosfer sunar. Şehrin simgelerinden Reuss Nehri, Chapel Köprüsü, Lion Anıtı ve Musegg Duvarı ile Dokuz Kulesi, Luzern şehir turu sırasında göreceğimiz önemli noktalardır.
Luzern sonrası Basel’e hareket ediyoruz. Tarihi boyunca ticaret, kültür ve sanayi merkezi olan şehir, Rhein Nehri kıyısında konumlanmıştır. İsviçre’nin en büyük üçüncü şehri olan Basel’de; gösterişli Belediye Binası, Basel Manastırı ve eski şehir meydanı Marktplatz’ı yürüyerek keşfedeceğiz. Akşam saatlerinde otelimize dönüş, konaklama ve dinlenme için serbest zaman.
Basel – İstanbul yolculuğumuzda, sabah kahvaltısının ardından otelimizden çıkış işlemlerimizi tamamlayarak ayrılıyoruz. Rehberimizin vereceği serbest zaman sonrası belirlenen saatte havalimanına transfer gerçekleştirilecektir.
Bilet ve bagaj işlemlerinin ardından Türk Hava Yolları’nın tarifeli uçuşu ile İstanbul Havalimanı’na hareket ediyoruz. Yerel saat ile varışımızın ardından Benelux gezimizin sonuna geliyoruz.
Unutulmaz anılar biriktireceğiniz bir başka seyahatimizde yeniden buluşmak dileğiyle…
COMFORT BENELUX & PARİS & ALSACE... ve diğer hizmetlerimiz hakkında daha fazla bilgi için aşağıdaki bilgilerimizden bize ulaşabilirsiniz.
İlk yorumu siz yapın